Yüklediğimiz Anlamlar Ve Anlamlardan Özgürleşme
- nilimsi

- 30 Haz
- 2 dakikada okunur

Yaşadığımız olayların, karşılaştığımız insanların veya sahip olduğumuz eşyaların kendi başlarına hiçbir anlamı yoktur. Evren tarafsızdır ve olaylar sadece 'olur'. Onlara o anlamı veren zihnimizdir.
Zihin, bilinmezliği sevmez. Kendini güvende hissetmek için her boşluğu doldurmak, her olayı bir mantık çerçevesine oturtmak ister.
Bir arkadaşımız mesajımıza geç cevap verdiğinde, gerçekte olan şey şudur; bir mesaj atıldı ve henüz yanıt gelmedi.
Ancak zihin hemen devreye girerek hikayeler yazmaya başlar.
'Bana değer vermiyor.'
'Kesin benden sıkıldı.'
'Yine önemsenmiyorum.' .............
Ve kısa süre içerisinde yüklediğimiz bu anlamlar, bedenimizde bir duyguya dönüşür. Öfkelenebiliriz, üzüntü duyabiliriz, kaygı hissedebiliriz... Bu duygu da elbette davranışlarımızı belirler.
Bu yüklediğimiz anlamlar çoğu zaman o anda yaşadıklarımızla ilgili değil, geçmişimizle ilgilidir. Çocuklukta kurduğumuz bağlar, aile sisteminden devraldığımız inanlar ve bilinçaltı kodlarımız dünyaya baktığımız gözlüğün camlarını renklendirir.
Eğer iç dünyamızda 'sevilmek için mükemmel olmalıyım' koduna sahipsek, yaptığımız en ufak bir hataya 'felaket' anlamı yükleriz. Oysa ki, o hata diye gördüğümüz şeye gelişim ve öğrenme bakış açısıyla bakarsak ilerleme fırsatı doğar.
Sadece olaylara değil, eşyalara ve insanlara da taşıyabileceklerinden çok daha büyük anlamlar yükleriz.
Birini 'hayatımızın tek kaynağı, mutluluğumuzun tek anahtarı veya kurtarıcımız' olarak gördüğümüzde, aslında o kişiye taşıyamayacağı bir misyon yüklemiş oluruz. bu durumda hem karşı taraf bu yükün altında ezilir hem de bizi bir bağımlı hale getirir.
Bir unvana, bir eve, herhangi bir eşyaya bu denli 'değerlilik' yüklediğimizde, onları kaybettiğimiz an kimliğimizi de kaybedeceğimizi sanırız.
Dışarıya yüklediğimiz her aşırı anlam, aslında içimizde kendi gücümüzden vazgeçtiğimiz bir alanın göstergesidir. Dışarıdaki hiçbir şey içimizdeki boşluğu dolduramaz.
Bir olayın bizim üzerimizdeki gücü, ona verdiğimiz anlama eşittir. Kendi anlamlandırma sürecimizin farkına varmak biri özgürleştirir.
Hayat, ona verdiğimiz anlamın yansımasıdır. Kurban rolünü seçip her olayı bize karşı yapılmış bir haksızlık olarak da okuyabiliriz; ruhumuzun büyümesi, köklenmesi, kendi özümüzle buluşması için bir fırsat olarak da görebiliriz.
ANLAM DEĞİŞİRSE, DUYGU DEĞİŞİR. DUYGU DEĞİŞİRSE, EYLEM DEĞİŞİR. EYLEM DEĞİŞİRSE, BÜTÜN BİR YAŞAM DÖNÜŞÜR.
Sevgiyle kal....




Yorumlar